Ben Ahmet Kayayı 1988 yılından beri tanıyordum. Tanışmamız sadece iki müzik insanının ilişkisi düzeyinde olmayıp, aynı zamanda yaşadığımız toplumsal duyarlılık lan paylaşmak adına bir ilişki oldu. Aynı duyarlılıkların yanı sıra, ortak kültürel değerlerimizin de bu birliktelikte önemli bir rolü oldu. Zaman zaman anlaşamadığımız noktalar, kavgalarımız bile oldu ancak, Ahmet bir sevgi adamıydı ve yüreğinde kötülük adına bir zerre bile taşımayan bu özelliğinden ötürü de hiç kimseyle uzun süreli l.ı ıs kalmayan bir insandı. Sanırım onu benim kadar tanıyan herkes bu konuda bana hak verecektir. Ayrıca va-lan haini tanımını ona yakıştıranların, büyük bir insafsızlık içerisinde olduklarını ifade etmeliyim; sanıyorum bu ülkeyi ve insanlarını Ahmet kadar sevebilseydi herkes, 111 ıgün farklı bir Türkiye'de yaşıyor olacaktık. Hâlâ yasakların, insafsızlıkların, yoksulluğun ve acımasızlığın pençe-inde değil, özgür ve demokratik bir ülkede yaşıyor ola-ı aktık. Toplumsal mücadele içinde Ahmet ile çokça biramda olduğumuzu söylemem mümkün değil; Ahmet muhalif kimliğini şarkılarıyla ve yaptığı müzikle ifade etmenin doğruluğuna inanmış biriydi ve bunu çok iyi beceren önemli bir kişilikti. Bir kere iyi bir besteci olduğu kadar, iyi bir yorumcuydu ve ben onun bu yaratıcılığına büyük bir hayranlık beslemişimdir hep. Marjinal dar bir gurubun sanatçısı olmaktan çıkıp, herkesin dinlediği, herkesin şarkılarında kendisini bulduğu ve benimsediği bir sanatçı olmak önemlidir. Sanıyorum Ahmet Kaya muhalif kişiliğinin yanı sıra bunu becermiş önemli bir müzik adamıydı, yine bu özelliğiyle benim örnek aldığım bir kişiydi. Her ne kadar bunun doğuracağı sıkıntılar ve tepkiler olsa da, Ahmet bunları göğüsleyip aşabildi. Kürtçe şarkı söylemek, klip çekme istemi çatal ve bıçaklarla karşılık bulmasaydı, bugün Ahmet de yaşıyor olacaktı belki. Bugün bu istemlerin bile çok üstünde, farklı taleplerin bile tartışıldığını görüyoruz. Artık hiçbir şey Ahmet'i geri getirmez belki, ancak sanıyorum ki, tarih sayfasında yer alacak olan, Ahmet'i anlayamayan ve kendisini vatan haini bölücü ilan edenler değil, Ahmet'in kendisi olacaktır...
Aydın Oskay (Eski Yapımcısı)
Cevat Korkmaz (Gazeteci)
Cihan Sütşurup (Eski Yapımcısı)
Eren Keskin (Avukat)
Ferhat Tunç (Sanatçı)
Halil Ergün (Sinema Sanatçısı)
Hasan Hüseyin Demirel (Müzisyen):
Selda Bağcan (Sanatçı):
Selim Başkale (Iş Adamı):
Suavi (Sanatçı):
Tahtr Çiçekçi (Elektrik Mühendisi):
Yeninur Ada (Vokalisti):
Yılmaz Odabaşı (Şair-Yazar):
Yusuf Hayaloğlu (Şair):
Zühtü Avcı (Avukat):
Zinnur Yelderen (Müzisyen):
|
|