Varsmızdır ama, sizinle birlikte, sizi sarıp sarmalayan çevreniz de vardır. Sesler, kokular, renkler, iklimler, insanlar, insanî ve toplumsal durumlar. Başka tutumlar, başka tavırlar. Çoğunun farkındaymışsınız gibi gelir, fakat farkında değil'sinizdir. Kokuları duyarsınız, görürsünüz, dinlersiniz, nasılsa bu işleviniz olağanlaşmıştır. Sıra-danlaşmıştır algılamalarınız. Oysa işin aslı, gördüklerimizin, işittiklerimizin bilincine varmak değil midir hayat? Hayatın size uzanan ellerinin çarpıntısını duymak, derinliğini yakalamak ve hakkını vermek değil midir insanı insan yapan çaba...
Ahmet bir çarpıntıymış meğer. Umudun, acının, isyanın, aşkın, bir tavrın çarpıntısı. Dinliyordum, seviyordum, alkışlıyordum. Ama yitirildikten sonra kavradım ki Ahmet Kaya daha derinlerdeymiş. Güç odaklarımdan, zenginliğim, gücümmüş. Müziğini şarkıcılığını tartışmak bana düşmez. Daha ötelerde yakalıyorum Ahmet'i ben. Onu hep özleyeceğim. Yapabileceği -biliyorum ki çok doluydu- şarkılarının hasretini hep çekeceğim. Ne diyelim ki, insanlığın insanlaşması böylesi acı ve kahrın hamalı evlatlarının üzerinden geçiyor. Onurun ve cesaretin hamalı Ahmet Kayayı sevgimle saygımla selamlıyorum. Koşumuz öteiere olsun.
Aydın Oskay (Eski Yapımcısı)
Cevat Korkmaz (Gazeteci)
Cihan Sütşurup (Eski Yapımcısı)
Eren Keskin (Avukat)
Ferhat Tunç (Sanatçı)
Halil Ergün (Sinema Sanatçısı)
Hasan Hüseyin Demirel (Müzisyen):
Selda Bağcan (Sanatçı):
Selim Başkale (Iş Adamı):
Suavi (Sanatçı):
Tahtr Çiçekçi (Elektrik Mühendisi):
Yeninur Ada (Vokalisti):
Yılmaz Odabaşı (Şair-Yazar):
Yusuf Hayaloğlu (Şair):
Zühtü Avcı (Avukat):
Zinnur Yelderen (Müzisyen):
|
|