Ahmet müziğe aşık bir adamdı. Tek derdi sanatıydı, kendini çok kısa sürede geliştirdi ve büyüdü. Çok güzel, çok duru bir sesi vardı. Biz gençlik döneminde onunla müzikal olarak yarış halindeydik. Sonra bir baktık yemekte de yanşıyoruz. Yemek yerken sürekli kavga ederdik, o benim önümden yemeye çalışırdı, ben onun önünden. Böyle didişip dururduk. Ahmet sivriydi, zamansız çıkışları olurdu, keskin konuşurdu. Böyle bir mizacı vardı. Onu tanıyanlar, bu şekilde kabul ediyordu, sevenleri de kabul etmişti. Sanırım son söylediklerini de böyle düşünerek söyledi, kimseye sataşma ya da bir şeyler dayatma gibi bir derdi olabileceğini sanmıyorum.Ama Ahmet'in aykırılığını bile bile ona tahammül etmediler.
Aydın Oskay (Eski Yapımcısı)
Cevat Korkmaz (Gazeteci)
Cihan Sütşurup (Eski Yapımcısı)
Eren Keskin (Avukat)
Ferhat Tunç (Sanatçı)
Halil Ergün (Sinema Sanatçısı)
Hasan Hüseyin Demirel (Müzisyen):
Selda Bağcan (Sanatçı):
Selim Başkale (Iş Adamı):
Suavi (Sanatçı):
Tahtr Çiçekçi (Elektrik Mühendisi):
Yeninur Ada (Vokalisti):
Yılmaz Odabaşı (Şair-Yazar):
Yusuf Hayaloğlu (Şair):
Zühtü Avcı (Avukat):
Zinnur Yelderen (Müzisyen):
|
|